
| OLGU SUNUMU | |
| 1. | Granülomatöz Polianjit ve Kartagener Sendromunun Nadir Birlikteliği: İlginç Bir Olgu Sunumu Rare Coexistence of Kartagener Syndrome and Granulomatous Polyangiitis: A Compelling Case Report Gülce Cansu Serin, Fatma Arslan, Elif Selçuk, Miraç Öz, Aslıhan Gürün Kaya, Serhat Erol, Aydın Çiledağ, Akın Kayadoi: 10.5505/respircase.2024.93195 Sayfalar 110 - 114 Primer siliyer diskinezi (PSD), yetersiz siliyer motilite kaynaklı tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonları ile karakterize çoğunlukla otozomal resesif geçişli bir bozukluktur. Granülamatöz polianjit, sıklıkla akciğerlerde kaviter nodüller tutulumlar, kitleler ve konsolidasyonlar yapan damar duvarında granülamatöz inflamasyon ile seyreden nekrotizan bir vaskülittir. Yirmi dört yaşında kadın hasta, kliniğimize dispne, prodüktif öksürük ve plöretik göğüs ağrısı ile başvurdu. Hastanın situs inversus, bronşektazi ve sinüzit bulguları göz önüne alınarak, genetik testler ile Kartagener Sendromu tanısı konuldu. Toraks tomografisinde kaviteleşen nodüllerinin olması, PR3-ANCA pozitifliği ve cilt biyopisi sonucunda lökositik vaskülit saptanması üzerine PSD ve granülamatöz polianjit tanısı doğrulandı. |
| 2. | Nadir Lokalizasyonlu Nekrotizan Sarkoid Granülomatoz: Deri, Burun ve Akciğerler Necrotising Sarcoid Granulomatosis with Rares Localisations: Skin, Nose and Lung Lamiyae Senhaji, Mariem Karhate Andaloussi, Bouchra Amara, Mounia Serrajdoi: 10.5505/respircase.2024.02438 Sayfalar 115 - 119 Nekrotizan sarkoid granülomatozis (NSG), nonspesifik klinik semptomlarından dolayı fazlaca ayırıcı tanı veya tanının gecikmesine yol açan nadir bir hastalıktır. Histopatolojik olarak sarkoid benzeri granülomlar, vaskülit ve değişken derecelerde nekroz ile karakterizedir. Nadir görülen NSG lokalizasyonları (deri ve burun) ile başvuran 52 yaşında bir erkek hastayı bildiriyoruz ve bu nadir hastalığın klinik, radyolojik ve histopatolojik özelliklerinin yanı sıra tedavi ve prognozunu da bu yazıda tartışacağız. |
| 3. | Yüksek Riskli Pulmoner Emboliyi Taklit Eden Kist Hidatik: Olgu Sunumu Hydatid Cyst Mimicking High-Risk Pulmonary Embolism: A Case Report Merve Nur Şahin, Melike Yüksel Yavuz, Ceyda Anar, Onur Turan, Bünyamin Sertoğullarındandoi: 10.5505/respircase.2024.25986 Sayfalar 120 - 123 Pulmoner emboliler, trombotik ve nontrombotik nedenlere bağlı olarak iki gruba ayrılır. Nontrombotik nedenlere bağlı emboliler nadir görülen nedenler olmakla birlikte tanı sırasında gözden kaçırılmamalıdır. Bu gibi durumlarda detaylı anamnez alınmalı, mevcut risk faktörleri sorgulanmalı ve ek tetkikler ile esas tanı konulmalıdır. Pulmoner arterin büyük bir kısmını tıkayan hidatik kist embolisi olan olgumuzda, dış merkezde yatışı sırasında orta-yüksek riskli pulmoner tromboemboli olarak değerlendirilmiş ve trombolitik tedavi verilmiştir. Poliklinik kontrolünde semptomlarının devam etmesi üzerine transtorasik ince iğne aspirasyon biyopsisi ile hidatik kist tanısı konulmuş ve patolojik tanıya göre tedavi verilmiştir. |
| 4. | Sığ Suya Serbest Dalış Sonrası Gelişen Bir Alveoler Kanama ve Travmatik Pnömatosel Olgusu Alveolar Hemorrhage and Traumatic Pneumatoceles Following Breath-Hold Diving in Shallow Water Ece Kaptan, Raif Can Yarol, Aylin Ozgen Alpaydin, Naciye Sinem Gezerdoi: 10.5505/respircase.2024.90187 Sayfalar 124 - 127 Serbest dalış, nefes tutmaya dayalı ve herhangi bir solunum ekipmanı kullanılmadan yapılan bir su altı dalış şeklidir. Tüplü dalışın aksine, serbest dalışın komplikasyonları literatürde yeterince araştırılmamıştır. Hemoptizi riskinin dalış derinliğiyle ilişkili olduğu bilinmektedir. Dört metrelik sığ derinliğe dalmaya sonucu hemoptizi ile başvuran bir serbest dalgıç olgusunu ve bilgisayarlı tomografi bulgularını sunmayı amaçladık. Toraks bilgisayarlı tomografisinde pulmoner kanama alanlarında çok sayıda pnömatosel görülmüştür. Bildiğimiz üzere literatürde daha önce serbest dalışa sekonder pnömatosel gelişen az sayıda olgu bulunmaktadır. |
| 5. | Sjögren Sendromuna Bağlı Subglottik Darlık Subglottic Stenosis Due to Sjögren's Syndrome Görkem Berna Koyun, Serdar Berk, Şule Karadayıdoi: 10.5505/respircase.2024.96530 Sayfalar 128 - 132 Otuz altı yaşında kadın hasta dış merkezde astım tanısı almış olup şikayetlerinin düzelmemesi üzerine tarafımıza başvurmuştur. Bu süreçte şikayetlerine ses kısıklığı da eklendi. Hastanın solunum sistemi muayenesinde stridor mevcuttu. Postero-anterior akciğer grafisinde trakeal darlık görüldü ve solunum fonksiyon testinde sabit hava yolu obstrüksiyonu mevcuttu. Bu neden ile hasta kulak burun boğaz konsülte edildi. Boyun bilgisayarlı tomografisi ve bronkoskopi değerlendirme sonucunda subglottik stenoz tespit edildi. Subglottik stenozun etiyolojisi açısından değerlendirildi ve kollajen doku belirteçlerinin pozitifti ve hastaya romatoloji konsültasyonu istendi. Tükürük bezi biyopsi sonucu ile hastaya Sjögren sendromu tanısı konuldu. Bu olgu, çok nadir de olsa, subglottik stenozun etiyolojisinden Sjögren sendromu akılda tutulması açısından sunulmuştur. |
| 6. | Fibrotik Hipersensitivite Pnömonisi: Histopatolojik Tanılı Üç Olgu Fibrotic Hypersensitivity Pneumonia: Three Cases Diagnosed Histopathologically Coşkun Doğan, Göksel Menekdoi: 10.5505/respircase.2024.82856 Sayfalar 133 - 140 Hipersensitivite Pnömonisi; Duyarlı bireylerde, herhangi bir antijene maruz kaldıktan sonra meydana gelen hem humoral hem hücresel yanıt sonucunda ağırlıklı olarak lenfositik infiltrasyon ve granülomatöz inflamasyon ile seyreden fibrotik ve non fibrotik iki formu olan bir akciğer hastalığıdır. Uygun klinik özellikleri taşıyan olgularda yüksek rezolüsyonlu akciğer tomografisi tanıda çok yardımcıdır. Düzensiz lineer opasiteler/akciğer distorsiyonu ile birlikte kaba retikülasyonlar, traksiyon bronşektazisi ve bal peteği, sentrilobüler nodüller, buzlu cam dansiteleri, mozaik perfüzyon ve hava hapsi alanları önemli radyolojik özellikleri arasındadır. Tedavisinde etkenden uzaklaşma, kortikosteroidler veya immünsüpresif tedaviler temeli oluşturur iken, antifibrotik ajanlar gelecekteki yeni tedavi seçenekleri açısından umut vadetmektedir. Bu yazıda, tanısı farklı histopatolojik yöntemler ile koyulan üç Hipersensitivite Pnömonisinin tanı, görüntüleme ve tedavi özellikleri güncel literatür eşliğinde gözden geçirilmiştir. |
| 7. | Erişkin Dönemde Tanı Konulan Scimitar Sendromu Scimitar Syndrome Diagnosed in Adulthood Gökçe Külah, Kadir Canoğlu, Omer Ayten, Hidayet Doğan, Hazan Özkoçdoi: 10.5505/respircase.2024.36926 Sayfalar 141 - 144 Scimitar sendromu, doğumsal bir kalp anomalisi olup, genellikle sağ pulmoner venlerden bir veya daha fazla aksesuar venin sağ atriyuma drenajı ile karakterizedir. Bu yazıda, 44 yaşında astım tanısı ile takip edilen ancak tedaviye rağmen nefes darlığı devam eden ve toraks tomografisi ile tanı konulan hasta sunulmuştur. Solunum semptomları nedeniyle takip edilen hastalarda ayırıcı tanıda ek incelemelerin yapılması önem arz etmektedir. |
| 8. | Pulmoner Sekestrasyon için Tedavi Seçeneklerinin Hasta Bazlı Değerlendirilmesi: İki Olgu Sunumu Patient-based Assessment of Treatment Options for Pulmonary Sequestration: Two Case Reports Shukur Musayev, Halil Bozkaya, Kutsal Turhan, Özgür Samancılardoi: 10.5505/respircase.2024.65707 Sayfalar 145 - 149 Pulmoner sekestrasyon (PS), nadir görülen bir konjenital pulmoner displazidir. PS, en önemli özelliği vaskülarizasyonu olan konjenital pulmoner displazinin nadir bir formudur. Genellikle torasik ve abdominal aortadan kaynaklanan atipik arterlerle vaskülarizasyon görülür. PS'nin interlobar (ILS) ve ekstralobar (ELS) olmak üzere iki formu vardır ve bunlar visseral plevra ile ilişkilerine göre ayırt edilebilir. Besleyici damarların cerrahi rezeksiyonu ve ligasyonu bu durum için standart tedavilerdir. Bu çalışmada, farklı sekestrasyon tiplerine sahip iki olgu, tedavi seçeneklerinin gözden geçirilmesiyle birlikte sunulmaktadır. |
| YAZAR İNDEKSI | |
| 9. | Yazar İndeksi Author Index Sayfa 150 Makale Özeti | |
| HAKEM İNDEKSI | |
| 10. | Hakem İndeksi Reviewer Index Sayfa 151 Makale Özeti | |