e-ISSN 2147-2475
Cilt : 14 Sayı : 1 Yıl : 2025

Hızlı Arama




RESPIRATORY CASE REPORTS - Respir Case Rep: 14 (1)
Cilt: 14  Sayı: 1 - Şubat 2025
OLGU SUNUMU
1. 
Yetişkinlikte Ortaya Çıkan Lenfatik Kistik Malformasyonların Bir Parçası Olarak Şilotoraks
Chylothorax as Part of Lymphatic Cystic Malformations Developing in Adulthood
Meryem Karhate Andaloussi, Lamiyae Senhaji, Bouchra Amara, Mounia Serraj
doi: 10.5505/respircase.2025.14227  Sayfalar 1 - 6
Lenfatik kistik malformasyonlar (LCM'ler) nadir görülen, iyi huylu malformasyonlardır ve konjenital olmalarına rağmen tanı yetişkinlikte konulabilir. LCM'ler cildi, mukoz membranları veya cilt altı yumuşak dokuları tutabilir ve bu durumda yüzeysel LCM'ler olarak adlandırılır veya altta yatan organları tutabilir ve bu durumda derin LCM'ler olarak adlandırılır. Genetik açıdan bakıldığında, LCM'ler lenfanjiyogenezde rol oynayan PI3K/ATK/MTOR hücre sinyal yolağını bozan ve aktive eden PIK3CA geninin aktive edici somatik postzinotik mutasyonu ile ilişkilidir ve bu da mTOR inhibitörüne iyi bir yanıt alınmasını öngörmektedir. Bu makalede, 2010 yılından beri yüzeysel ve derin LCM'leri olduğu bildirilen ve mTOR inhibitörü ile tedavi edilerek semptomları gerileyen 23 yaşında bir hasta sunulmuştur.

2. 
Pulmoner Karsinosarkom: Yedi Hastalık Olgu Serisi ve Literatürün Gözden Geçirilmesi
Pulmonary Carcinosarcoma: A Case Series of Seven Patients and Review of the Literature
Rajae Amiali, Btissame Es-sabbahi, Lamiyae Senhaji, Mariem Karhate Andaloussi, Mounia Serraj, Elbizae Mohammed, Badreeddine Alami, Smahi Mohamed, Bouchra Amara
doi: 10.5505/respircase.2025.70973  Sayfalar 7 - 11
Pulmoner karsinosarkom, akciğerin nadir bir neoplazmıdır ve primer akciğer kanseri olgularının %0,3 ila %1'ini oluşturur. Hem karsinomatöz epitel hem de malign mezenkimal bileşenlerin varlığı ile karakterizedir. Bu tümörler, agresif davranış, önemli metastatik potansiyel ve yüksek nüks olasılığı gösterirler. Tedavi öncelikle cerrahidir; ancak iki yıllık sağkalım oranı %10'un altında kalmaktadır. Bu makalede akciğer karsinosarkomu tanısı alan yedi hastanın analizinden elde edilen bulguları sunuyoruz. Tanı, tümör biyopsilerinin histopatolojik incelemesi ve immünohistokimyasal analizi ile doğrulandı. Bu olgu serisi, pulmoner karsinosarkomun klinik özelliklerine ve tedavi sonuçlarına yeni bilgiler ekleyerek, mevcut literatür ile karşılaştırıldığında potansiyel farklılıkları vurgulamaktadır.

3. 
Pulmoner Aktinomikoz: Olgu Sunumu
Pulmonary Actinomycosis: A Case Report
Hande Karadeniz, İbrahim Güven Çoşğun, Sena Naz Adsız Dayanç
doi: 10.5505/respircase.2025.33602  Sayfalar 12 - 14
Pulmoner aktinomikozis, aktinomiçes türlerinin neden olduğu, nonspesifik klinik ve radyolojik bulguları olması nedeni ile doğru tanı konulmasında güçlük yaşanan, çoğunlukla malignite olarak değerlendirilen bakteriyel bir hastalıktır. Yirmi dokuz yaşında kadın hasta, son üç yıldır aralıklı olarak alevlenen öksürük şikâyeti ile başvurdu. Burada, bronkoskopik lezyon izlenmemesine rağmen transbronşial biyopsi incelemesinde pulmoner aktinomiçes tanısı alan olgumuz nadir görülmesi nedeniyle sunuldu.

4. 
Hastane Kaynaklı Pnömonide Nadir Görülen Bir Etken: Hafnia Alvei
A Rare Causative Agent in Hospital-acquired Pneumonia: Hafnia Alvei
Sibel Doruk, Özgür Batum
doi: 10.5505/respircase.2025.46578  Sayfalar 15 - 18
Nefes darlığı, halsizlik, öksürük ve balgam şikayeti ile acil servise başvuran 67 yaşında akciğer kanserli erkek hasta, yoğun bakım ünitesine toplum kökenli pnömoni tanısı ile yatırıldı. Bilgisayarlı toraks tomografisinde sol alt lobda kaviter konsolidasyon alanı görüldü, yüksek C-reaktif protein (CRP) ve prokalsitonin (PCT) tespit edildi. Sonrasında servise transfer edilen hastada kötü kokulu pürülan balgam gelişti ve CRP ve PCT' de artış tespit edildi, balgam örneğinde amoksisilin-klavulanata dirençli, sefalosporin, siprofloksasin, levofloksasin, karbapanem ve piperasilin-tazobaktam duyarlı H. alvei izole edildi ve kombine 14 günlük geniş etkili ampirik antibiyotik ile tedavi edildi.

5. 
Sık Tekrarlayan Pnömonilerin Nadir Bir Nedeni: Yaygın Değişken İmmün Yetmezlik
A Rare Cause of Recurrent Pneumonia: Common Variable Immunodeficiency
Zeynep Çetinkaya, Coşkun Doğan
doi: 10.5505/respircase.2025.69370  Sayfalar 19 - 23
Erişkin yaş gruplarında sık tekrarlayan pnömonilerin altta yatan nadir bir nedeni de Yaygın Değişken İmmün Yetersizlik hastalığıdır. B lenfosit hücrelerin patolojisi sonucu meydana gelen immuünoglobulin yetersizliği sonucu antijenlere karşı antikor yanıtının bozulması temel fizyopatolojiyi oluşturur. Sık tekrarlayan alt ve üst solunum yolları enfeksiyonları, eşlik eden otoimmün ek hastalıklar ve azımsanmayacak oranda eşlik eden malignitlerden dolayı erken tanı ve tedavi elzemdir. Bu yazıda 68 yaşında sık tekrarlayan pnömoiler nedeni ile etyolojik araştırmalar neticesinde Yaygın Değişken İmmün Yetersizlik hastalığı tanısı alan bir olgu güncel literatür eşliğinde sunulmuştur.

6. 
Mediastenin Kistik Lenfanjioması
Cystic Lymphangioma of the Mediastinum
Mustafa Kuzucuoğlu, İlkay Albayrak, Arzu Çalık Uygun
doi: 10.5505/respircase.2025.28159  Sayfalar 24 - 26
Lenfanjiomlar lenfatik sistem kaynaklı benign tümörler olup yetişkin yaşta ve mediasten yerleşimli olarak görülmeleri oldukça nadirdir. Bizde çalışmamızda 60 yaşında erkek olguda saptadığımız mediastinal kistik lenfanjiom olgumuzu sunduk.

7. 
Organize Pnömoni: Üç Olgu Sunumu
Organizing Pneumonia: Three Case Reports
Coşkun Doğan, Göksel Menek
doi: 10.5505/respircase.2025.28863  Sayfalar 27 - 32
Histopatolojik tanım olarak Organize Pnömoni (OP), alveolar alanlar ve bronşiol lümen içinde fibroblastların, miyofibroblastların ve kollagenin toplanması aynı zamanda proliferasyonu ile karakterize bir akciğer hastalığıdır. OP’ye başta ilaç reaksiyonları, radyasyon tedavisi gibi etkenler olmak üzere, kollajen vasküler hastalıklar, enfeksiyonlar gibi birçok hastalık neden olabilir. Radyolojik olarak hava bronkogramlarının eşlik ettiği nodül veya kitle lezyonlar ile birlikte periferik, yamalı alveolar konsolidasyonlar görülebilir. Her olguda görülmemekle birlikte ters halo işareti önemli bir radyolojik bulgudur. Tanısı klinik-radyolojik ve histopatolojik yöntemler ile konulur. OP tedavisinde uygun doz ve sürede kullanılan glukokortikoid tedaviye yanıtları çok iyidir.

8. 
Warfarine Sekonder Gelişen Hepatotoksisite: Olgu Sunumu
Warfarin-Induced Hepatotoxicity: A Case Report
Çiğdem Sabancı, Sida Gösterici, Hülya Abalı, Aysun Temel Incebacak, Fatma Tokgoz Akyil
doi: 10.5505/respircase.2025.05914  Sayfalar 33 - 37
Otuz yaşında, bilinen ek hastalığı olmayan erkek hasta pulmoner emboli tanısı ile kliniğimize yatırıldı. Takibinde varfarin tedavisi başlanan hastada tedavinin dördüncü gününde karaciğer fonksiyon testlerinde yükseklik izlendi. Diğer nedenler dışlanarak varfarine sekonder hepatotoksisite tanısı konulan hastanın varfarin kesildikten sonra değerlerinde kademeli düşüş izlendi. Bu olgu sunumunun amacı, varfarin tedavisine sekonder görülen hepatotoksisitenin, tedavinin erken döneminde de gelişebileceğini hatırlatmak, bu hastaların yönetimi ve takibinin tartışılmasıdır.

LookUs & Online Makale