
Pulmonary embolism (PE) is a potentially fatal cardiovascular emergency for which catheter-directed thrombolysis has emerged as an alternative therapy in cases where systemic thrombolysis is contraindicated, particularly when assisted by ultrasound (US-CDT). We present here the clinical characteristics, management, and outcomes of six patients with intermediate–high or high-risk PE treated with US-CDT in a tertiary care center. All patients were diagnosed based on CT pulmonary angiography and echocardiography findings and underwent ultrasound-assisted thrombolysis with EKOS catheters. Demographic, clinical, and hemodynamic data were collected, and outcomes were assessed based on echocardiographic parameters and clinical recovery. All patients presented with hemodynamic compromise and right ventricular dysfunction. US-CDT resulted in improvements in pulmonary artery pressures, right ventricular size and function, and oxygenation indices. No major bleeding complications occurred. US-CDT can be considered a safe and effective option in acute PE patients in whom systemic thrombolysis is contraindicated. Further studies are needed to evaluate long-term outcomes and improve patient selection.
Keywords: Pulmonary embolism, catheter-directed thrombolysis, right ventricular dysfunction
Pulmoner emboli (PE), ciddi mortalite riski taşıyan bir kardiyovasküler acildir. Sistemik trombolitik tedavinin kontrendike olduğu durumlarda, özellikle ultrason destekli kateter yönlendirmeli tromboliz (US-CDT) giderek daha fazla tercih edilmektedir. Bu olgu serisi, orta-yüksek ve yüksek riskli PE tanısı alan ve US-CDT ile tedavi edilen altı hastanın klinik özelliklerini, tedavi sürecini ve sonuçlarını sunmayı amaçlamaktadır. Tüm hastalara BT pulmoner anjiyografi ve ekokardiyografik değerlendirme sonrası ’EKOS’ kateteri ile US-CDT uygulandı. Demografik, klinik ve hemodinamik veriler toplandı, sonuçlar ekokardiyografi parametreleri ve klinik iyileşme üzerinden değerlendirildi. Tüm hastalarda sağ ventrikül disfonksiyonu ve hemodinamik bozulma mevcuttu. US-CDT sonrası pulmoner arter basıncı, sağ ventrikül boyutu ve fonksiyonları ile oksijenasyon parametrelerinde belirgin iyileşme sağlandı. Hiçbir hastada majör kanama komplikasyonu gözlenmedi. US-CDT, sistemik tromboliz için uygun olmayan seçilmiş PE hastalarında güvenli ve etkili bir tedavi seçeneği olabilir. Uzun dönem sonuçların değerlendirilmesi ve hasta seçiminin optimize edilmesi için ileriye dönük çalışmalara ihtiyaç vardır.
Anahtar Kelimeler: Pulmoner emboli, kateter yönlendirmeli tromboliz, sağ ventrikül disfonksiyonu