e-ISSN 2147-2475
Cilt : 1 Sayı : 2 Yıl : 2025

Hızlı Arama




RESPIRATORY CASE REPORTS - Respir Case Rep: 1 (2)
Cilt: 1  Sayı: 2 - Haziran 2012
KAPAK
1. 
Kapak
Cover

Sayfa I

EDITÖR'DEN
2. 
Olgu Sunumu Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
What to consider when preparing a case report
Zafer Kartaloğlu, Oğuzhan Okutan
doi: 10.5505/respircase.2012.29591  Sayfalar 24 - 25
Makale Özeti |Tam Metin PDF

OLGU SUNUMU
3. 
Karbamazepine Bağlı Lenfositik İnterstisyel Pnömoni
Carbamazepine-Induced Lymphocytic Interstitial Pneumonitis
Ebru Damadoğlu, Cüneyt Saltürk, Ebru Sulu, Sevda Gökceer, Huriye Berk Takır, Leyla Yağcı Tuncer, Adnan Yılmaz
doi: 10.5505/respircase.2012.02486  Sayfalar 26 - 28
Yirmi yedi yaşında erkek hasta öksürük, balgam çıkarma, nefes darlığı ve kilo kaybı yakınmaları ile başvurdu. Arka-ön akciğer grafisi bilatera, yaygın retikülonodüler infiltrasyon gösteriyordu. Hasta geçmişte tüberküloz tanısı ile tedavi almıştı ve epilepsi nedeniyle 8 yıldır karbamazepin kullanıyordu. Üç balgam örneği aside dirençli basil açısından negatif idi. Solunum fonksiyon testinde FVC 2.35L (% 51), FEV1 2.12 L (% 54), FEV1/FVC % 90, DLCO % 39 ve DLCO/VA % 75 bulundu. Fiberoptik bronkoskopi normal idi. Transbronşiyal akciğer biyopsisi ve bronşiyal lavaj tanısal değildi. Sağ mini torakotomi ile açık akciğer biyopsisi yapıldı. Patolojik inceleme lenfositik interstisyel pnömoni olarak bildirildi. Nöroloji konsültasyonu sonrası karbamazepin kesildi. İki ay sonra hasta klinik ve fonksiyonel olarak iyi idi. Toraks bilgisayarlı tomografi normal olarak değerlendirildi. Hasta karbamazepine bağlı lenfositik interstisyel pnömoni olarak kabul edildi.

4. 
Sarı tırnak sendromu
Yellow Nail Syndrome
Veli Cetinsu
doi: 10.5505/respircase.2012.77487  Sayfalar 29 - 32
Sarı tırnak sendromu, tırnaklarda sarı renk değişikliği, plevral sıvı, bronşektazi, sinüzit ve lenfödemle karakterize nadir bir sendromdur. Etyolojisi bilinmemektedir. Genel kabul edilen görüşe göre lenfatik damarlardaki bir anomali sonucu gelişmektedir. Mendelian geçiş bulunmamaktadır. Kadın erkek oranı eşittir. En önemli semptom tırnakların sararmasıdır ve bazen mantar infeksiyonları ile karıştırılır. Plevral mayi ve sinüzite ait semptomlar bulunur ve bunlarda otoimmun hastalıklar ve bazı maling hastalıklara rastlanabilir. Malign hastalıkların tedavisi sonrası tırnak semptomları gerileyebilir. Bazen tüberküloz ve miyokard enfarktüsünden sonra da oluştuğu bildirilmiştir. Alfa tokoferolun etkili olduğunu söyleyen yayınlar bulunmaktadır. Bu yazıda, öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, balgam çıkarma ve tırnaklarda sararma şikayetleri olan 40 yaşındaki bir erkek hastayı sunuyoruz.

5. 
Trakeobronkopatia Osteokondroplastika
Trakeobronchopathia Osteochondroplastica
Gülbanu Horzum Ekinci, Murat Kavas, Esra Akkütük Öngel, Osman Hacıömeroğlu, Bünyamin Burunsuzoğlu, Yasemin Özel, Adnan Yılmaz
doi: 10.5505/respircase.2012.43534  Sayfalar 33 - 36
Trakeobronkopatia osteokondroplastika, trakea ve major bronşları tutan ve nadir görülen benign bir bozukluktur. Bu yazıda trakeobronkopatia osteokondroplastika tanılı bir olgu sunulmuştur. Altmış yaşında erkek hasta dört yıldır devam eden öksürük ve nefes darlığı yakınmaları ile başvurdu. Bilgisayarlı toraks tomografisi trakea duvarında düzensizlik gösteriyordu. Bronkoskopik incelemede trakea ön ve yan duvarlarında lokalize, sağ ve sol ana bronşlarda devam eden çok sayıda, beyaz renkli, irregüler nodüller saptandı. Patolojik tanı trakeobronkopatia osteokondroplastika olarak rapor edildi.

6. 
Diabetik Hastada Sistemik Nokardioz
Systemic Nocardiosis In A Diabetic Patient
Ayşegül Akbaş, Ekrem Cengiz Seyhan, Sinem Nedime Sökücü, Sedat Altın, Gülşah Günlüoğlu, Sezin Altay
doi: 10.5505/respircase.2012.92485  Sayfalar 37 - 41
Akciğer nokardiyozisi, immünsüpresif hastalarda görülen önemli bir fırsatçı enfeksiyondur. Nocardia türleri tarafından oluşturulan bu enfeksiyon akut, subakut ve kronik hastalık olarak karşımıza çıkabilir. Enfeksiyon ekstratorasik bölgelere özellikle beyin ve subkutanöz dokuya nadiren yayılır. Spesifik tedavisi olmasına rağmen tanısındaki güçlükler nedeniyle mortalitesi yüksek bir enfeksiyondur.Yüksek ateş ve tekrarlayan uzamış pnömoni tablosu ile başvuran diyabetes mellitus dışında immünsüpresif hastalık öyküsü olmayan bir sistemik nokardiozis vakası tanı koymadaki güçlükler ve ülkemizde nadir görülmesi nedeniyle literatür eşliğinde sunuldu.

7. 
Yaygın kemik metastazı yapmış pulmoner karsinoid tümör
Pulmonary carcinoid tumor presenting with widespread bone metastasis
Oğuzhan Okutan, Ömer Ayten, Ersin Demirer, Necla Ugan, Zafer Kartaloğlu
doi: 10.5505/respircase.2012.87597  Sayfalar 42 - 46
Yetmiş yedi yaşında kadın hasta, üç hafta önce başlayan sırt ağrısı şikayeti ile ortopedi servisine yatırıldı. Toraks tomografisinde T6 korpusunda ve T7, T8, T12 vertebralarda metastatik lezyonlar ile sağ akciğer alt lobda belirgin volüm kaybına neden olan ve intermedier bronşu oblitere eden en uzun çapı 5.5 cm olan kitlesel lezyon tespit edildi. Fiberoptik bronkoskopide sağ intermedier bronşu tıkayan endobronşiyal lezyon izlendi. Kitlenin histopatolojik tanısı karsinoid tümör olarak raporlandı. Kanda ve idrarda serotonin ve 5- hidroksi indol asetik asit seviyeleri normaldi. Torakolomber spinal MR’da medulla spinalis basısı izlendi. Torakal hemilaminektomi-laminotomi operasyonu uygulandı. T6 vertebra cerrahi rezeksiyon biopsisinin histopatolojik tanısı atipik karsinoid tümör infiltrasyonu olarak raporlandı. Onkoloji servisine refere edilen hastaya kemoradyoterapi uygulandı.

8. 
Bronşektazi zemininde gelişen tümörlet
Tumorlet emerging on the basis of bronhiectasis
Fatih Meteroğlu, Atalay Şahin, Tahir Şevval Eren, Selver Özşener Özekinci
doi: 10.5505/respircase.2012.69775  Sayfalar 47 - 50
Pulmoner tümörlet, multifokal nöroendokrin hücrelerinin oluşturduğu 5 mm’den küçük hücre topluluklarıdır. Genellikle insidental olarak görülürler. Altmış beş yaşında bronşektazi nedeniyle sol alt lobektomi yapılan bir erkek olgu sunuldu. Cerrahi örneğin histopatolojik incelemesinde bronşektatik zeminde multipl tümörlet saptandı.

9. 
Fleksibl Fiberoptik Bronkoskopi ile Tanı Konulan Rüptüre Pulmoner Hidatik Kist
Ruptured Pulmonary Hydatid Cyst Diagnosed by Bronchoscopy
Eylem Sercan Özgür, Sibel Atış Naycı, Ali Naycı, Ayşe Polat, Özlem Cingözler, Cengiz Özge
doi: 10.5505/respircase.2012.54254  Sayfalar 51 - 54
Komplike olmuş akciğer hidatik kist hastalığı tüberküloz, akciğer kanseri, ampiyem ve abseyi taklit edebilir. Bu hastalarda tanı konulması kolay olmayabilir. Bronkoskopi, hidatik kist hastalığında rutin bir uygulama değildir. Ancak atipik klinik ve radyolojik görünüm mevcut olduğunda yapılması kaçınılmazdır. Bu olgu sunumunda, atipik klinik ve radyolojik bulgusu olan ve fiberoptik bronkoskopi ile tanı konulan akciğer hidatik kist hastası sunuldu.

10. 
Bilateral Pnömotoraks ile Komplike Olan Sarkoidoz
Sarcoidosis Complicating with Bilateral Pneumothorax
Funda Coşkun, Ahmet Ursavaş, Ezgi Demirdöğen Çetinoğlu, Aslı Görek Dilektaşlı, Esra Uzaslan
doi: 10.5505/respircase.2012.14633  Sayfalar 55 - 58
Sarkoidoz olguları nadir de olsa pnömotoraks ile prezente olabilirler. Olgumuz 57 yaşında bayan hasta. Dört yıldır öksürük şikayeti mevcut. On altı ay sarkoidoz tedavisi için sistemik kortikosteroid kullanan hasta kendi isteği ile tedavisini kestikten 1 ay sonra öksürük şikayetinde artma nedeniyle polikliniğimize başvurdu. Fizik muayenesinde sağ hemitoraks solunuma az katılıyordu. Olgunun PA Akciğer grafisinde sol hemitoraksta pnömotoraks hattı izlenmekteydi. Klinik izlemde hasta hastaneye yattıktan bir gün sonrasında nefes darlığında artış ve sağ tarafta göğüs ağrısı tarifledi. Çekilen PA Akciğer grafisinde sağ hemitoraksta da pnömotoraks geliştiği gözlendi. Hastaya iki taraflı tüp torakostomi ve mediastinoskopi uygulandı. Olgumuz bilateral pnömotoraks ve sarkoidoz birlikteliğinin nadir olması nedeniyle literatür bilgileri ışığında sunulmuştur.

11. 
Pnömonektomi sonrası gelişen kontralateral pnömotoraks
Contralateral pneumothorax after pneumonectomy
Onur Akçay, Özgür Samancılar, Serpil Sevinç, Ozan Usluer, Şeyda Örs Kaya
doi: 10.5505/respircase.2012.98608  Sayfalar 59 - 61
Pnömonektomi sonrası pnömotoraks gelişmesi oldukça nadir bir durumdur. Kritik bir durum olup morbidite ve mortalitesi yüksek seyreder. Bu çalışmada, akciğer karsinomu nedeni ile sol pnömonektomi uygulanan ve postoperatif erken dönemde kontralateral pnömotoraks gelişen olgu ilgili literatür eşliğinde sunulmaktadır.

12. 
Kronik Öksürük Nedeni Olarak Trakeal Divertikül
Chronic Cough Due to Tracheal Diverticulum
Gülbahar Darılmaz Yüce, Sevinç Sarınç Ulaşlı
doi: 10.5505/respircase.2012.54264  Sayfalar 62 - 64
Trakeal divertikül paratrakeal hava kistlerine neden olan trakea duvarının invajinasyonu ile karakterize nadir görülen benign bir durumdur. Altmış dokuz yaşında bayan hasta kliniğimize göğüs ağrısı, üç aydır süren kuru öksürük ve nefes darlığı yakınmalarıyla başvurdu. Hastanın sigara içme hikayesi yoktu. Fizik muayenesinde akciğer sesleri doğaldı. Akciğer grafisi ve solunum fonksiyon testi normaldi. Toraks bigisayarlı tomografisinde sağ paratrakeal alanda trakeanın posterolateralinde 1 cm çapında trakea ile bağlantılı bir hava dansitesinin olduğu görüldü. Hastaya trakeal divertikül tanısı kondu. Trakeal divertikül hastamızda da olduğu gibi genelde trakeanın sağ duvarında yerleşir. Hastaların çoğunda herhangi bir semptom görülmezken bu lezyonlar sekresyonlar için rezervuar görevi görerek tekrarlayan enfeksiyonlara neden olabilir. Klinik pratik ve literatürde nadir olarak bildirilse de trakeal divertikül insidansı %2’ye kadar çıkabilir. Bu nedenle kronik öksürük nedeniyle değerlendirilen özellikle akciğer grafisi ve spirometrenin normal olduğu hastalarda trakeal divertikül tanısını akılda tutmak gerekir.

13. 
Sıradışı Bir Aspirasyon: Trakeo-özefajiyal Konuşma Protezi
An Unusual Aspiration: Tracheo-esophageal Voice prosthesis
Ali Nihat Annakkaya, Ege Güleç Balbay, Mete Erbaş, Özcan Yıldız
doi: 10.5505/respircase.2012.76486  Sayfalar 65 - 69
Trakeo-özofagial konuşma protezleri total larenjektomi uygulanan hastalarda ses ve konuşma rehabilitasyonu için halen kullanılan en başarılı yöntemdir. Trakeo-özofagial Provox Konuşma Protezi (PKP) trakea arka duvarı ile özofagus ön duvarı arasına cerrahi ponksiyon ile yerleştirilen bir cihazdır. Kendiliğinden yerinden çıkarak trakea içine aspirasyonu nadir bir komplikasyondur. Üç yıl önce larenks kanseri nedeni ile radyoterapi almaksızın total larenjektomi geçiren, yanlız yaşayan 60 yaşında erkek hasta, acil servisimize ani başlayan nefes darlığı ile başvurdu. Akciğer grafisinde sol alt lobda atelektazi tespit edildi. Tanısal amaçlı yapılan fleksibl fiberoptik bronkoskopide solda sekonder karina düzeyinde PKP görüldü. Aygıt biopsi forsepsi kullanılarak başarı ile çıkarıldı. Hasta protezi aspire edip etmediğinin farkında değildi. Olgunun ana karina seviyesinden daha distalde ilk PKP aspirasyonu olgusu olduğunu düşünüyoruz. Sonuç olarak Göğüs hastalıkları ve KBB uzmanlarının larenjektomili hastalarda bu gibi uzun dönem komplikasyonları bilmesi gerektiği kanaatine vardık.

DERLEME
14. 
Hipotermi güncel yaklaşımı: Teoriden uygulamaya
Current Management of Hypothermia: From Theory to Application
Ersin Demirer, Christian Ghattas, Hossam Abdel Rahman, Elamin Elamin
doi: 10.5505/respircase.2012.36844  Sayfalar 70 - 79
Amaç:
Kaza ile ortaya çıkmış olan hipoterminin kurbanlarına hastane öncesi ve hastane ortamındaki yaklaşımı güncel bilgiler eşliğinde sistemli bir şekilde gözden geçirmek.
Metodlar:
1 Ocak 1977 ile 31 Mayıs 2012 tarihleri arasında yayınlanmış olan çalışmaları MEDLINE, EMBASE, CINAHL ve Ulusal Tıp Kütüphanesi veritabanlarını kullanarak araştırdık. Ek olarak ulaşılan makalelerin kaynakçaları incelenerek de ek kaynaklara ulaşıldı. Başlangıç arama kelimeleri olarak 'hipotermi tanımı', 'hastane öncesi yaklaşım', 'hastane yaklaşımı', ve 'yeniden ısıtma teknikleri' olarak belirlendi. Çalışma dizaynının hiyerarşisi, çalışma kalitesi, risk faktörleri ve laboratuar öngörücüler ile ilgili verileri ortaya çıkarmak için standardize edilmiş özet oluşturma yöntemleri kullandık.
Bulgular:
Kaza ile ortaya çıkan hipotermi kor ve perifer dokulardaki vücut ısısının yeniden dağılımı nedeni ile oluşabileceği gibi ısı kaybı ve üretimi arasındaki dengesizlikten de kaynaklanır. Hipotermi, soğuk su içerisinde bulunduktan veya soğuk havaya maruz kalındıktan birkaç dakika içerisinde gelişebilir. Bununla birlikte akıl sağlığı bozuk kurbanlarda veya yaşlılarda devamlı olarak orta derecede sıcaklığa maruz kalındığında günler içerisinde yavaşca gelişebilir. Kaza ile ortaya çıkan hipoterminin prognozu büyük oranda hipoterminin derecesine ve süresine, hastaların eşlik eden durumlarına, bitkinlik derecesine ve ısı kaybını telafi etmek için fizyolojik girişimlerden dolayı oluşan metabolik bozukluklara bağlıdır.
Yorumlar ve Etkiler:
Hipotermi kurbanlarının iyileşmesinin hastane öncesi ve hastane içi seviyelerde uygulanan iyi yönetim stratejisine bağlı olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir. Derin hipotermiye yaklaşım vücut kor organlarının desteklenmesi için hızlı internal yeniden ısıtma gerektirmekte iken "yeniden ısıtma şoku" riskini azaltmak için tüm önlemler alınmalıdır. Diğer yandan daha düşük şiddetlerdeki hipotermi için olguların iyileşebilmesi yeniden ısıtma metodlarından daha çok yapılan hastane destek tedavisinin yeterliliğine bağlıdır. Bu bakım, hipotermiye eşlik eden ve değişik tedavi strateji mekanizmalarını kullanabilen bir tıbbi ekip gerektirmektedir.

YAZAR İNDEKSI
15. 
2012 Yılı Birinci Cilt Yazar İndeksi
Author Index

Sayfa 80
Makale Özeti |Tam Metin PDF

HAKEM İNDEKSI
16. 
Teşekkür
Thanks

Sayfa 81
Makale Özeti |Tam Metin PDF

LookUs & Online Makale