
| OLGU SUNUMU | |
| 1. | Tüberküloz Plevral Efüzyonlu Hastalarda Medikal Torakoskopi Sonrası Re-ekspansiyon Akciğer Ödemi Re-expansion Pulmonary Edema following Medical Thoracoscopy in Patients with Tuberculous Pleural Effusion Nai Chien Huan, Khai Lip Ng, Hema Yamini Ramarmuty, Kasuma Mohamed Nordin, Kunji Kannan Sivaraman Kannandoi: 10.5505/respircase.2023.04207 Sayfalar 40 - 45 Medikal torakoskopi (MT), açıklanamayan plevral efüzyonları olan hastalar için eş zamanlı tanısal ve terapötik çözümler sunan minimal invazif bir araç olarak dünya çapında giderek daha fazla kullanıl-maktadır. Re-ekspansiyon pulmoner ödem (REPO), MT'yi takiben meydana gelebilecek, drene olan plevral efüzyonların nadir fakat potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir komplikasyonudur. MT son-rası REPO insidansı, risk faktörleri ve tedavi strateji-leri hakkında az şey bilinmektedir. MT sonrası REPO gelişen tüberküloz plevral efüzyonlu (TPE) 3 hastayı içeren bugüne kadarki en büyük olgu serisini sunu-yoruz. Hastaların her üçü de oksijen tedavisi, diüre-tik ve hidrokortizon içeren destek tedavisine iyi ce-vap vermiştir. Literatür taraması ile birlikte bu olgu serisinin MT'nin nadir fakat tehlikeli bir komplikasyo-nunu aydınlatmak için bir fırsat sağlayabileceğini umuyoruz. Erken tanı ve ardından REPO'nun hızlı tedavisi daha iyi bir klinik sonuç sağlayabilir. |
| 2. | Bronkoskopik Lavaj Sitolojisiyle Teşhis Edilen İmmünokompetan Bir Hastada Pulmoner Tüberkülozu Taklid Eden Pulmoner Nokardiozis Pulmonary Nocardiosis Mimicking Pulmonary Tuberculosis in an Immunocompetent Patient Diagnosed by Cytology of Bronchoscopic Lavage Hülya Abalı, Efsun Gonca Uğur Chousein, Derya Hırçın Cenger, Neslihan Fenerdoi: 10.5505/respircase.2023.57983 Sayfalar 46 - 49 Nokardiya enfeksiyonları, bağışıklığı baskılanmış ve organ nakli olan hastalarda sık görülür, ayrıca, Nokardiya türleri immünokompetan hastalarda nadiren enfeksiyona neden olur. Pulmoner nokardiozis, Nokardiya türlerinin en sık görülen klinik manifestasyonudur ve Türkiye gibi pulmoner tüberküloz (TB) için yüksek riskli bölgelerde sıklıkla pulmoner tüberküloz gibi birçok pulmoner hastalığı taklid edebilir. Anamnez, klinik semptomlar ve radyolojik bulgulara göre pulmoner tüberkülozu taklit eden pulmoner nokardiozis tanısı alan nadir bir immünokompetan olguyu sunuyoruz. Bronkoskopik lavajın aside dirençli boyaması ve real-time polimeraz zincir reaksiyonu TB için negatifti ve kültürde hiçbir Mikobakteri türü üremedi. İki benzer hastalığın ayırıcı tanısı lavaj sitolojisi ile yapıldı. İki aylık kısa süreli bir tedavi ile dramatik bir iyileşme gözlendi. |
| 3. | Beurger Hastalığı’nda Torakal Sempatektomi: Olgu Sunumu Thoracal Sympathectomy in Buerger's Disease: A Case Report Bahar Ağaoğlu Şanlı, Serkan Yazgan, Ahmet Ucvet, Şaban Ünsaldoi: 10.5505/respircase.2023.04706 Sayfalar 50 - 53 Tromboangiitis obliterans (Buerger hastalığı), üst ve alt ekstemitenin küçük ve orta çaplı damarlarını etkileyen inflamatuar bir hastalıktır. Sıklıkla sigara içen genç erkeklerde görülür. Vasküler inflamasyon ve tromboza bağlı olarak, distal ekstemitelerde iskemi, nekroz, parmak ülserleri ve ağrı ile karakterizedir. Kırk yedi yaşında Beurger Hastalığı tanılı, medikal tedaviye rağmen geçmeyen distal ekstemite de ülser ve ağrı şikayeti bulunan hastaya vaskülarizasyonu sağlamak amacıyla torakal sempatektomi uyguladık. Beurger Hastalığının tedavisinde nadir uygulanan bir yöntem olması nedeniyle deneyimlerimizi literatür eşliğinde sunmak istedik. |
| 4. | Rivaroksabana Bağlı Lupus Antikoagülan Otoantikor Pozitifliği: Olgu Sunumu Lupus Anticoagulant Autoantibody Positivity Due to Rivaroxaban: A Case Report Erol Başaranoğlu, Şükran Aslan, Abdurrahman Şenyiğit, Mehmet Orhan Ayyıldız, Hadice Selimoğlu Şendoi: 10.5505/respircase.2023.04764 Sayfalar 54 - 56 Pulmoner emboli (PE), çeşitli etiyolojilere bağlı olarak pulmoner arter yatağında tıkanma olarak tanımlanır. Çoğu durumda PE bacaklardaki derin venlerden veya nadiren vücudun diğer bölgelerindeki damar pıhtılarından kaynaklanır. Günümüzde yeni nesil oral antikoagülanlar güvenilirlik ve kullanım kolaylığından dolayı tercih edilmektedir. Yeni oral antikoagülanlar trombin veya faktör Xa gibi koagülasyon faktörlerine selektif olup direkt etkili yeni ilaçları temsil eder. Rivaroksaban birçok ülkede kullanılan yeni nesil oral antikoagülanlardan biridir. Rivaroksaban kullanan hastalarda yanlış pozitif olarak sonuçlanabilen lupus antikoagülan antikorları altta yatan risk faktörü olmayan pulmoner embolide ortak bir suçlu olarak kabul edilir. Rivaroksaban kullanımına bağlı lupus antikoagülan otoantikor pozitifliği olan bir olgu konuya dikkat çekmek için sunulmuştur. |
| 5. | Pirfenidon’un Nadir Bir Yan Etkisi: Likenoid Aktinik Keratoz ve Likenoid Aktinik Mukozit A Rare Side Effect of Pirfenidone: Lichenoid Actinic Keratosis and Lichenoid Actinic Mucositis Berna Akıncı Özyürek, Tuğçe Şahin Özdemirel, Esma Sevil Akkurt, Kerem Ensarioğlu, Barış Akgüldoi: 10.5505/respircase.2023.04880 Sayfalar 57 - 60 Pirfenidon, İdiopatik pulmoner fibrozis (IPF) için onaylanmış iki tedaviden biridir. Pirfenidonun en yaygın yan etkileri cilt ve gastrointestinal sistem ile ilgilidir. Yan etkiler iyi tolere edilse de zaman zaman ilacın kesilmesi gerekebilir. Bu olgu sunumunda pirfenidon tedavisinin nadir görülen bir yan etkisi olan likenoid aktinik mukozit ve likenoid aktinik keratoz bildirilmiştir. Nefes darlığı ve kuru öksürük şikayetleri ile başvuran 72 yaşındaki erkek hasta, tipik radyolojik bulgularla İPF tanısı almış ve 3 yıldır takip edilmektedir. Pirfenidon tedavisi altında stabil olarak değerlendirilen hastanın üçüncü yıl kontrolünde saçlı deri ve dudakta deri lezyonları görüldü. Bu lezyonların biyopsisi likenoid aktinik mukozit ve likenoid aktinik keratoz varlığını ortaya koydu. Bu lezyonlar, pirfenidonun kesilmesi üzerine gerileme gösterdi; ancak tedavinin yeniden başlatılmasından sonra lezyonlar tekrarladı ve lezyonların premalign doğası nedeniyle tedaviye nintedanib olarak devam edildi. |
| 6. | Orbital Metastazlı Akciğer Karsinomu: İki Olgu Lung Carcinoma with Orbital Metastasis: Two Cases İlker Yılmam, Ebru Çakır Edis, Serdar Solak, Hande Güçlüdoi: 10.5505/respircase.2023.80037 Sayfalar 61 - 64 Dünyada kansere bağlı ölümlerin ilk nedeni olan akciğer kanserlerinde tanı aşamasında akciğer, karaciğer, adrenal bezler, iskelet sistemi ve kraniyal metastazlar sıklıkla saptanabilirken, orbital metastazlar ise nadiren görülmektedir. Metastatik orbital kitleler, orbital tümörlerin %3-7'sini oluşturur. Orbitaya en sık metastaz yapan tümörler prostat, meme ve akciğer tümörleridir. Yıllar içerisinde tanısal metodlardaki gelişmelere rağmen orbital metastaz tanısının konulması zor olabilir ve gözden kaçabilmektedir. Radyolojik görüntüleme yöntemleri metastaz değerlendirmesinde oldukça önemlidir. Primer akciğer kanseri tanısı konulan ve görme bozukluğu gelişen iki olgumuzda magnetic resonance imaging (MRI) ile orbita metastazı saptandı ve primer hastalık göz önünde bulundurulduğunda tanısal amaçlı invazif girişim düşünülmedi. Görme bozukluklarının ayırıcı tanısında altta yatan neoplastik hastalıklar da düşünülmelidir. |
| 7. | Akciğerin Berrak Hücreli Şeker Tümörü Clear Cell ‘’ Sugar ‘’ Tumor of The Lung Hülya Şahin, Seda Bingöldoi: 10.5505/respircase.2023.19577 Sayfalar 65 - 69 Akciğerin berrak hücreli tümörü, literatürde şimdiye kadar bildirilen sınırlı sayıda vaka ile son derece nadir bir neoplazmdır. Perivasküler epiteloid hücre tümörleri ailesinin atipik ve çoğunlukla iyi huylu periferik primer akciğer tümörüdür. İntrasitoplazmik glikojen içeren berrak hücrelerden oluştuğu için “şeker tümörü” olarak adlandırılır. Pandemi döneminde akciğerin berrak hücreli şeker tümörü tanısı alan olgumuz COVİD-19 pnömonisi nedeniyle operasyon şansını kullanamadan hayatını kaybetmiştir. |
| 8. | COVID-19 ile İlişkili Serebropulmoner Mukormikoz Olgusu A Case of Cerebro-pulmonary Mucormycosis Associated with COVID-19 Burcu Ozdemir, Levent Özdemir, Savaş Gegin, Ömer Serdar Bekdemir, Hakan Polat, Seda Koç Şahindoi: 10.5505/respircase.2023.57778 Sayfalar 70 - 74 Mucormycosis is a fungal infection that is common worldwide and has a high mortality rate after COVID-19 disease. We present here the case of a 55-year-old male who developed cerebral-pulmonary mucormycosis during voriconazole treatment. The pa-tient presented with hemoptysis, and had a history of uncontrolled diabetes due to high-dose and longterm use of corticosteroids for the treatment of COVID-19. He was treated medically with liposomal amphotericin-B and oral posaconazole, and the lung lesion was subsequently removed surgically. |
| 9. | Yoğun Bakım Ünitesinde COVID-19 Hastalarında Hayatı Tehdit Eden Hemorajik Durumlar: Olgu Serisi Life-threatening Hemorrhagic Conditions in COVID-19 Patients in the Intensive Care Unit: A Case Series Hatice Kutbay Ozcelik, Nazan Beyhan, Esra Akkutuk Ongel, Özkan Devrandoi: 10.5505/respircase.2023.37268 Sayfalar 75 - 80 COVID-19 patolojisi; akciğer ve diğer organlarda mikrovasküler seviyede tromboinflamatuvar olaylar ile karakterizedir. Yoğun bakım gerektiren ağır COVID-19 pnömonili hastalara kılavuzlara göre terapötik/profilaktik dozda düşük moleküler ağırlıklı heparin uygulamasından sonra karşılaşılan hayatı tehdit eden kanama olgularını derledik. Olguların üçü erkek, ikisi kadındı ve hepsine antikoagülasyon uygulandı. Ka-nama şüphenilen hastaların hepsinde ciddi hemoglobin düşüklüğü mevcuttu. Biri klinik şüphe ile tanı konulan, diğerleri görüntüleme yöntemleri ile kesinleşen 5 hastanın dördünde retroperitoneal, birinde iliopsoas kası içinde hematom tespit edildi. Bir hasta hemoraji nedeniyle kaybedilirken, diğer hastaların hemorajileri antikoagülan tedavinin sonlandırılması, uygun kan ürünü transfüzyonları ile kontrol altına alındı. Yoğun bakım ünitesinde takip edilen COVID-19 pnömonili olgularda antikoagülan tedavi verilirken kanama açısından dikkatli olunmalı ve hastalar vital bulgular ve laboratuvar bulguları ile sık monitorize edilmeli, retroperitoneal hematom gibi nadir ancak hayatı tehdit edebilecek komplikasyonlar akılda tutulmalıdır. |