e-ISSN 2147-2475
Cilt : 3 Sayı : 3 Yıl : 2025

Hızlı Arama




RESPIRATORY CASE REPORTS - Respir Case Rep: 3 (3)
Cilt: 3  Sayı: 3 - Ekim 2014
KAPAK
1. 
Kapak
Cover

Sayfa I

KÜNYE
2. 
Künye
Editorial Board

Sayfa II

OLGU SUNUMU
3. 
ECMO İle Tedavi Edilen Lejyonella Pnömonisine Bağlı ARDS Olgusu
A case of ARDS due to Legionella Pneumonia treated with ECMO
Özlem Ediboğlu, Sami Cenk Kıraklı, Dursun Tatar, Fatma Fevziye Tuksavul
doi: 10.5505/respircase.2014.60252  Sayfalar 134 - 137
Akut Respiratuar Distres Sendromu (ARDS), bilateral radyolojik infiltrasyon ve hipoksemik solunum yetmezliği ile karakterizedir. Otuz sekiz yaşında ev hanımı,öksürük, boğaz ağrısı, ateş ve son 3 gündür nefes darlığı ile acil servise başvurdu. Fizik muayenesinde hasta dispneik, takipneik, taşikardik olup dinlemekle bilateral inspiryum sonunda raller mevcuttu. Laboratuar incelemesinde hemogram normal, C-Reaktif Protein: 30 mg/dL, Prokalsitonin: 19,8 ng/mL, arter kan gazı analizinde hipoksik solunum yetmezliği mevcuttu. Toraks radyografisinde ARDS ile uyumlu bilateral alveoler opasite izlendi. İdrar legionella antijeni pozitif saptandı. Noninvazif ventilasyona yanıt alınmayan hasta entübe edildi. Ardından hastaya 6 gün süreyle ECMO (ekstrakorporeal membran oksijenasyon) tedavisi uygulandı. Yedinci günde ekstübe edildi. ARDS tedavisinde kliniğimizde ECMO tedavisinin ilk kez kullanılması sebebiyle bu olgu sunulmuştur.

4. 
Hemosiderosisli bir Hastada Akciğerde Demir Birikimine Bağlı İnterstisyel Akciğer Hastalığı
Interstitial lung disease secondary to iron deposition in the lungs in a patient with hemosiderosis
Elif Yılmazel Uçar, Metin Akgün, Ömer Araz, Ravza Bayraktar Barın, Elif Demirci, Fatih Alper
doi: 10.5505/respircase.2014.41961  Sayfalar 138 - 140
Hemosiderosis, parankimal organlarda demir birikimi sonucu organ toksisitesine yol açan bir hastalıktır. Bu, herediter olabileceği gibi sekonder eritropoezis ve kan transfüzyonu yapılan hastalıklar sonrası gelişebilir. Burada, talesemili bir olguda kan tansfüzyonu sonrası akciğerde demir birikimine sekonder interstisyel akciğer hastalığı gelişimi oldukça nadir olduğundan ve tekrarlayan transfüzyonlar sonrası akciğerde demir birikimine bağlı interstisyel akciğer hastalığı gelişebileceğini vurgulamak için bu olguyu sunduk.

5. 
Pulmoner Langerhans Hücreli Histiyositoz: Olgu Sunumu
Pulmonary Langerhans' Cell Histiocytosis: A Case Report
Osman Hacıömeroğlu, Gülbanu Horzum Ekinci, Murat Kavas, Dilem Anıl Mavigök, Ayçim Şen, Adnan Yılmaz
doi: 10.5505/respircase.2014.30932  Sayfalar 141 - 144
Kırk üç yaşında kadın hasta nefes darlığı yakınması ile başvurdu. Arka-ön akciğer grafisinde sol sinüs kapalı olup her iki akciğer parankiminde retikülonodüler dansite artışları görüldü. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi incelemesinde her iki akciğerde, tüm akciğer alanlarını tutan değişik büyüklükte kistik lezyonlar ile yer yer nodüller ve konsolidasyonlar saptandı. Mini torakotomi ile wedge rezeksiyon yapıldı. Patolojik tanı Pulmoner Langerhans Hücreli Histiyositoz olarak rapor edildi.

6. 
Akciğer Sarkoidozunun Kronik Döneminde Ortaya Çıkan Lupus Pernio Olgusu
A Case of Sarkoidosis that Developed Lupus Pernio Lesions in the Chronic Stage
İlkin Zindancı, Hacer Kuzu Okur, Mukaddes Kavala, Ayşe Serap Karadağ, Zafer Turkoglu, Bengü Çobanoğlu Şimşek, Şeyma Özkanlı, Burçe Can
doi: 10.5505/respircase.2014.51523  Sayfalar 145 - 148
Sarkoidoz nedeni bilinmeyen, multisistem, nonkazeifiye granülomlarla karakterize kronik bir hastalıktır. Kutanöz tutulum; lupus pernio, infiltre plaklar, subkutan nodül, skar, alopesi gibi spesifik veya eritema nodosum gibi nonspesifik lezyonlarla seyredebilir. Deri tutulumu sistemik sarkoidozun seyri sırasında ortaya çıkabileceği gibi ilk bulgu olarak da ortaya çıkabilir. Spesifik deri lezyonları sistemik sarkoidozun ileri evrelerinde görülebilir ve prognostik önemi vardır. Bu yazıda kronik döneminde lupus pernio lezyonları ortaya çıkan ileri evre akciğer sarkoidozu olgusu sunulmaktadır.

7. 
Endobronşial Pulmoner Schwannoma Olgusu
A Case Of Endobronchial Pulmonary Schwannoma
Sinem Berik Safçi, Havva Erdem, Bekir Sami Polat, Cem Şahiner, Ömer Yazgan
doi: 10.5505/respircase.2014.93695  Sayfalar 149 - 152
Yirmi bir yaşında astım tanılı erkek hasta kliniğimize nefes darlığı şikayeti ile başvurdu. Hastanın postero-anterior akciğer grafisinde kalp odacıklarının sınırlarında anormallik saptandı. Bilgisayarlı toraks tomografisinde sol ana bronş içerisinde yaklaşık 25x11 mm. boyutunda lobüle konturlu, düzgün sınırlı, solid karakterde kitle lezyon izlendi. Hastanın solunum fonksiyon testinde restriktif bozukluk vardı. Yapılan bronkoskopide sol ana bronşta karinadan 1-2 cm mesafede ana bronşu tama yakın tıkayan saplı polipoid endobronşial lezyon görüldü. Lezyondan alınan biyopsi sonuç schwannoma ile uyumlu geldi. Pulmoner schwannoma çok nadir görülen, sinir kılıfı hücrelerinden köken alan, genellikle benign karakterde olan tümörlerdir. Biz pektus ekskavatum ve endobronşial schwannomanın birlikte görüldüğü bir olguyu sunuyoruz.

8. 
Endobronşial Polip
Endobronchial Polyp
Ahmet Arisoy, Selami Ekin, Bülent Özbay, Erdoğan Çetinkaya, Akif Özgül
doi: 10.5505/respircase.2014.87487  Sayfalar 153 - 155
Akciğer benign endobronşial tümörleri oldukça nadirdir. Kronik öksürük, nefes darlığı ve obstrüktif pnömonilere neden olabilirler. Endobonşial olduklarından ne akciğer grafisinde ne de toraks bilgisayarlı tomografisinde tespit edilemeyebilirler. Bu yazıda 65 yaşında erkek bir hastanın, klinik sorunları, bilgisayar tomografi bulguları, bronkoskopik görüntüleri ve uygulanan tedavi sunuldu.

9. 
Nadir bir posterior mediastinal kitle nedeni: Ekstramedüller Hematopoez (iki olgu)
A rare cause of posterior mediastinal masses: extramedullary hematopoiesis (two cases)
Levent Özdemir, Burcu Özdemir, Suat Durkaya, Cansu Topal, Sema Nur Çalışkan, Ali Ersoy, Gökhan Büyükbayram, Zulal Özbolat
doi: 10.5505/respircase.2014.63835  Sayfalar 156 - 158
Ekstramedüller hematopoezis (EH), kemik iliği dışında kan hücrelerinin üretimi olup talasemi, orak hücreli anemi, miyelofibrozis, herediter sferositozis gibi çeşitli hematolojik hastalıkların kompansatuvar bir mekanizması olarak karşımıza çıkmaktadır Toraks, EH’in görüldüğü nadir bir bölgedir. Yirmi dört ve 34 yaşında erkek hastalar çekilen akciğer grafisinde kalp konturunu silmeyen homojen dansite artımları olması nedeni ile tetkik edildi. Her iki olgununda özgeçmişinde talasemi intermedia mevcuttu. Olguların fizik muayenesinde skleralarda ikter ve hepatomegali dışında anormallik saptanmadı. Her iki olgunun çekilen toraks BT’sinde arka mediastende bilateral paravertebral alanda sağda belirgin iyi sınırlı homojen yumuşak doku dansiteli alanlar izlendi. Olguların talasemi intermedia olması nedeni ile lezyonlar buna bağlı ekstramedüller hematopoez kitleleri olarak kabul edildi. Simetrik posteriyor mediasten kitlelerinde ayırıcı tanıda ekstramedüller hematopoez dikkate alınmalı ve hematolojik hastalıklar yönünden sorgulanmalıdır.

10. 
Tarım İşçisinde Boyun Bağı Nedeniyle Gelişen Trakea Rüptürü
Tracheal rupture in a farmer developed by a neck tie
Muhammet Sayan, Ali Çelik, Abdullah İrfan Taştepe
doi: 10.5505/respircase.2014.52244  Sayfalar 159 - 162
Trakeabronşial rüptürler nadir görülen fatal travmalardır. Klinik, peribronşial dokuların intakt olup olmamasına göre değişkendir. Otuz yaşında tarım işçisi, boyun bağının neden olduğu iş kazası sonrası nefes darlığı ve boynunda şişlik ile değerlendirildi. Trakeal rüptür tanısı konulan hastaya trakeal rezeksiyon ve rekonstrüksiyon uygulandı. Hasta postoperatif 7. günde taburcu edildi. On iki aylık takibinde bronkoskopide anastomoz bölgesi açık olarak göründü.

11. 
Tonsillektominin Nadir Bir Komplikasyonu: Pnömomediastinum
Pneumomediastinum Following Tonsillectomy: A Rare Complication
Nuri Düzgün, Hıdır Esme, Gültekin Övet, Mustafa Çalık, Ercan Kurtipek
doi: 10.5505/respircase.2014.03016  Sayfalar 163 - 165
Pnömomediastinum üst solunum ve sindirim yolu cerrahi müdehalelerinde nadir olarak karşımıza çıkan bir komplikasyondur. Pnömomediastinum ilk kez 1819 yılında Laennec tarafından travmatik bir komplikasyon olarak tanımlanmıştır. Belirtileri göğüs ağrısı, boyun ağrısı, nefes darlığı ve odinofajiyi içerir. Ciltaltı amfizemi ve pnömomediastinum arasındaki ilişki tam olarak netlik kazanmamıştır. Ortak fikir birliği ise entübasyon esnasında veya cerrahi sırasında tonsiller yatak, larengeal veya farengeal duvarda oluşmuş bir hasardan basınçlı ventilasyon ile verilen havanın doğrudan mediastene yayılımıdır. Yazımızda tonsillektomi operasyonu sonrası dispne, göğüs ağrısı gelişen ve çekilen bilgisayarlı tomografide yaygın mediastinal amfizem saptanan olgunun klinik ve tedavi süreci sunulmaya çalışılmıştır.

12. 
İntrapulmoner soliter fibroz tümor
Intrapulmonary solitary fibrous tumor
Celal Bugra Sezen, Ali Çelik, Süleyman Anıl Akboğa, Nalan Akyürek, Abdullah İrfan Taştepe
doi: 10.5505/respircase.2014.44154  Sayfalar 166 - 168
Soliter fibröz tümörler çoğunlukla plevral boşlukta görülen seyrek tümörlerdir. İntrapulmoner soliter fibröz tümörler ise oldukça nadirdir. Yetmiş beş yaşında kadın hasta nefes darlığı şikayeti ile kliniğimize başvurdu. Toraks tomografisinde, sol alt lobda, intraparankimal kitle tespit edildi. Sol alt lobektomi yapıldı. Patolojik tanı ise spesifik marker (CD34, Vimentin, BCL2) ile konuldu. Bu yazıda, intraparankimal soliter fibröz tümör olgusunu sunduk.

13. 
Alışılmadık Bir İntratorasik Ekstrapulmoner Hidatik Kist Olgusu
An Extraordinary Case Of Intrathoracic Extrapulmonary Hydatid Cyst
Halil Tözüm, Haydar Yalman, Canan Eren, Salih Bölük, Tahir Şevval Eren
doi: 10.5505/respircase.2014.46320  Sayfalar 169 - 172
On iki yıl önce kist hidatik tanısı ile sol alt lobektomi ve splenektomi yapılmış olan yirmi dört yaşındaki erkek hasta, sol yan ağrısı şikayeti ile başvurdu. Yapılan radyolojik incelemelerde, üzüm salkımı görüntüsü olarak tariflenebilecek görüntüler elde edildi. Hastaya bu halde nüks kist hidatik ön tanısı ile sol eksploratrif torakotomi yapıldı. Üst lob altında, diafragma ile çok sıkı yapışıklıklar geliştirmiş ve içi yüzlerce kız vezikülle dolu büyük bir poş bulundu. Poş temizlendiğinde diafragmanın orta kısmının da erimiş olduğu ve buradan batına açılan bir ağızla benzer bir kist poşunun da retroperitoneal bölgede yerleşmiş olduğu tespit edildi. Diafragma açılarak retroperitoneal poş da uygun şekilde boşaltılıp, temizlendi. Hasta postoperatif 16. ayda sorunsuz olarak takip edilmektedir.

14. 
İşitme kaybı ile başvuran kaviter akciğer tüberkülozu olgusu
A case of cavitary lung tuberculosis admitted with loss of hearing
Savaş Gegin, Deniz Çelik, Gülay Dede, Mesut Subak
doi: 10.5505/respircase.2014.57441  Sayfalar 173 - 176
Tüberküloz özellikle gelişmekte olan ülkelerde sık görülen enfeksiyöz bir hastalıktır. Tüm sistem ve organları tutabilmekle beraber en sık akciğer enfeksiyonuna neden olmaktadır. Nadirde olsa üst solunum yolu tutulumu da görülmektedir. Bu oran tüberkülozlu olguların yaklaşık %1,8’i kadardır. İşitme kaybı tüberküloz enfeksiyonunda nadir görülen semptomlardan biridir. Orta kulak, nazofarinks ve larinks tutulumu bu semptomla ilişkilidir. Yirmi dört yaşında ses kısıklığı ve işitme kaybı şikayeti ile Kulak Burun Boğaz polikinliğine başvuran olguda yapılan nazofarinks biyopsisinde granülomatöz inflamasyon saptanması sonucu göğüs hastalıklarına refere edilmiş hastada akciğerde kaviter lezyonlar saptanmıştır. Hastaya yapılan ileri inceleme sonucu akciğer ve nazofarinks tüberkülozu tanısı konarak tedavi başlanmış ve tedavi sonunda akciğer grafisinde ve işitme kaybı başta olmak üzere diğer semptomlarda belirgin yanıt izlenmiştir. Bu yazıda nadir bir başvuru semptomu olan nazofaringeal tüberküloza bağlı işitme kaybı ile başvuran kaviter akciğer tüberkülozu olgusu sunulmaktadır.

15. 
Endobronşiyal Tüberküloz: Üç Olgunun Sunumu
Endobronhial Tuberculosis: A report of Three Cases
Gülbanu Horzum Ekinci, Osman Hacıömeroğlu, Murat Kavas, Adnan Yılmaz
doi: 10.5505/respircase.2014.30301  Sayfalar 177 - 181
Endobronşiyal tüberkülozlu üç olgunun klinik, radyolojik ve bronkoskopik bulguları ile tedavi sonuçlarının incelemeyi amaçladık. Olguların ikisi kadın, biri erkek olup, yaşları 45 yaşın altında idi. Bilgisayarlı toraks tomografisi bir olguda kavite, bir olguda kitle ve atelektazi ve diğer olguda multipl parenkimal nodül ve mediasten lenf bezi büyümesi gösteriyordu. Hastalarda balgam yayma incelemeleri aside-dirençli basil açısından negatif bulundu. Fiberoptik bronkoskopi ile hastalarda endobronşiyal tüberkülozun mikrobiyolojik ve histopatolojik tanısını elde edildi. Bronş lavaj yayma incelemesi tüberküloz basili açısından iki olguda pozitif iken kültür incelemesi tüm hastalarda pozitif bulundu. Hastalara antitüberküloz tedavi başlandı. Tedavi sonunda bronkoskopi tekrarlandı ve hastalarda endobronşiyal lezyonların tam olarak düzeldiği saptandı. Sonuç olarak, tüberküloz basilinin eradikasyonu ve bronkostenozun önlenmesi, endobronşiyal tüberküloz tedavisinin iki önemli amacıdır. Bu amaçlara ulaşmak için hastalığın erken tanısı ve etkin tedavisi gerekir.

16. 
Primeri bilinmeyen malign melanomun akciğer metastazı
Lung metastasis of malignant melanoma with unknown primary origin
Haşim Boyacı, Serap Argun Barış, Tuğba Aşlı Önyılmaz, Kürşat Yıldız, Yusuf Taha Güllü, İlknur Başyiğit, Füsun Yıldız
doi: 10.5505/respircase.2014.42204  Sayfalar 182 - 185
Malign melanom, tüm dünyada prevalansı giderek artan bir malign tümördür. Bununla birlikte, primeri bilinmeyen metastatik malign melanom olguları nadir görülmektedir. Biz de bilateral akciğer parankiminde multipl nodülleri olan ve yapılan tarama tetkiklerinde primer odak saptanamayan ancak açık akciğer biyopsi sonucunda malign melanom metastazı tanısı konulan olgumuzu sunmaktayız. Bu olgu, primeri bilinmeyen akciğer metastazı olgularında malign melanomun da akılda tutulması gerektiğini hatırlatmak amacıyla sunulmuştur.

17. 
İnvaziv zigomikozun eşlik ettiği küçük hücreli akciğer kanseri olgusu
A case of small cell lung cancer associated with invasive zygomycosis
Evrim Eylem Akpınar, Derya Hoşgün, Başar Kaya, Hande Ezeraslan, Semra Tunçbilek, Handan Doğan, Meral Gülhan
doi: 10.5505/respircase.2014.86580  Sayfalar 186 - 190
İnvaziv bir fungal enfeksiyon olan zigomikoz, progresif seyreder ve sıklıkla mortalite ile sonuçlanır. Diabetes mellitus ve malign hematolojik hastalıklar en sık görülen predispozan risk faktörleridir. Zigomikoz, solid tümörlerle birlikte nadiren görülür. Bu yayında sunulan olguya, sınırlı evre küçük hücreli akciğer kanseri tanısı ile kemoradyoterapi başlandı. Hasta radyasyon özofajiti nedeniyle oral dekzametazon kullanıyordu ve diabetes mellitusu vardı. Hasta, üçüncü kür kemoterapi sonrasında göz çevresinde ağrı yakınmasıyla başvurdu. Sert damakta nekroz tesbit edildi ve biyopsi alındı. Biyopsi materyalinin incelemesinde dallanan hifalar görüldü ve kültürde Rhizomucor spp. üredi. İnvaziv zigomikoz tanısıyla kombine sistemik antifungal, topikal antifungal ve cerrahi debridman uygulandı. Tedaviyle belirgin klinik düzelme izlendi. Bu yazının amacı küçük hücreli akciğer kanserli bir olguda; sert damakta gelişen, cerrahi debridman, topikal ve sistemik antifungal tedaviyle seyri iyi olan bir invaziv zigomikoz olgusunu sunarak, solid tümörlerle birlikte nadir görülen bu klinik tablonun önemini vurgulamaktır.

YAZAR İNDEKSI
18. 
2014 Yılı İkinci Cilt Yazar İndeksi
Author Index

Sayfalar 191 - 192
Makale Özeti |Tam Metin PDF

HAKEM İNDEKSI
19. 
Rewiever Index

Sayfa 193
Makale Özeti |Tam Metin PDF

LookUs & Online Makale