
| OLGU SUNUMU | |
| 1. | Pisi Pisi Otu Aspirasyonu Olgusu: Ağızdan Göğüs Duvarına Yeni Bir Yol A Case of Grass Inflorescence Aspiration: A Novel Route from the Mouth to the Chest Wall Ahmet Sami Bayram, Hüseyin Melek, Funda Coşkundoi: 10.5505/respircase.2017.09326 Sayfalar 132 - 134 Bu olgu ile ağızdan göğüs duvarına yeşil çiçek aspirasyonunun alışılmamış bir yolunun tanımlanması amaçlandı. İki haftalık pisi pisi otu (Hordeum murinum İTALİK YAZ) aspirasyonu şikayeti olan 14 yaşında bir erkek çocuk göğüs duvarı apsesi nedeniyle kliniğimize sevk edildi. Rutin tanısal yaklaşımlar sonrasında apse drenajı, video yardımlı toraks cerrahi kullanarak etkilenmiş akciğer lobunun kama rezeksiyonu ve yabancı cismin çıkarılması gerçekleştirildi. Hasta herhangi bir komplikasyon olmaksızın postoperatif 16. günde taburcu edildi. |
| 2. | Ektopik Mediastinal Paratiroid Adenomu: Dört Olgu Sunumu Ectopic Mediastinal Parathyroid Adenomas: A Report of Four Cases Burçin Çelik, Cafer Polat, Mehmet Kefelidoi: 10.5505/respircase.2017.83435 Sayfalar 135 - 138 Primer hiperparatiroidinin en sık nedeni paratiroid adenomlarıdır. Adenomlar genellikle tiroid bezlerin alt pollerinde görülmekle birlikte mediastinal, intratiroidal, retroözofageal, intratimik gibi ektopik bölgelerde yerleştiği bildirilmektedir. Ektopik paratiroid dokusunun tanımlanmasında en etkili görüntüleme yöntemi 99mTc ile işaretli sestamibi sintigrafisidir ve adenomların cerrahi eksizyonu tedavi için yeterlidir. Bu çalışmada mediastinal yerleşimli ektopik paratiroid adenomlu dört hastayı sunduk. |
| 3. | Laringeal Maske Yardımlı Trakea Cerrahisi Laryngeal Mask-Assisted Tracheal Surgery Ali Çelik, Anar Süleymanov, Metin Alkan, Yusuf Ünaldoi: 10.5505/respircase.2017.67044 Sayfalar 139 - 141 Trakea cerrahisi çoğunlukla genel anestezi altında endotrakeal tüp entübasyonu ile yapılmaktadır. Trakeal stenozlu olguların endotrakeal tüp ile entübasyonu darlığın derecesine göre zor olabilmektedir. Bu nedenle ya ince entübasyon tüpü kullanılmakta ya da entübasyon öncesi rijid bronkoskopik dilatasyon yapılarak hastanın entübasyonu sağlanmaktadır. Bu yazıda, akut koroner sendrom sonrası yoğun bakımda entübe kalan ve sonrasında trakeal stenozu gelişen hastada, endotrakeal entübasyon uygulamadan laringeal maske ile yaptığımız trakea cerrahisini sunmak istedik. |
| 4. | Göğüs Duvarında Yerleşimli Posttravmatik Fibromatozis: Bir Olgu Sunumu Posttraumatic Fibromatosis on the Chest Wall: A Case Report Arkın Acar, Özgür Samancılar, Serpil Sevinç, Özgür Öztürk, Şeyda Örs Kaya, Burçe Karantinacı Tuna, Alev Gülşah Hacar, Kenan Can Ceylandoi: 10.5505/respircase.2017.45467 Sayfalar 142 - 144 Fibromatozis, primer göğüs duvarı tümörleri arasında sınıflandırılan ve nadir görülen bir tümördür. Etyolojisinde, travma, geçirilmiş operasyonlar, genetik ve hormonal nedenler yer almaktadır. Yüzeyel ve derin tip olmak üzere iki ana grupta incelenirler. Özellikle derin fibromatozisler benign karakterde olmasına karşın, lokal agresif özellik gösterdikleri için lokal geniş rezeksiyonlar ile tedavi edilmelidirler. Bu çalışmada, göğüs duvarı yerleşimli bir posttravmatik fibromatozis olgusu literatür bilgileri eşliğinde sunulmuştur. |
| 5. | Kuru İğneleme Metodunun Neden Olduğu Nadir Bir Komplikasyon: Tansiyon Pnömotoraks A Rare Complication Caused by Dry Needling Method: Tension Pneumothorax Nalan Kozacı, Nilay Çavuşoğlu Yalçın, Muharrem Özkaya, Vedat Kırpat, Ahmet Çelikdoi: 10.5505/respircase.2017.58826 Sayfalar 145 - 148 Tansiyon pnömotoraks mediastinal yapıların yer değiştirmesine bağlı kardiyopulmoner fonksiyonun kötüleşmesi ile sonuçlanan, erken tanı ve tedavi edilmediğinde ölümcül olan bir durumdur. Biz bu yazıda miyofasiyal ağrı tedavisinde kullanılan kuru iğneleme metoduna bağlı iyatrojenik bilateral pnömotoraks gelişen ve sonra tansiyon pnömotoraksa ilerleyen olguyu sunmayı amaçladık |
| 6. | Prasugrel Kullanırken Trombolitik Tedavi Uygulanan Masif Pulmoner Emboli Olgusu Administration of Thrombolytic Treatment for Massive Pulmonary Embolism in A Patient on Prasugrel Ayşe Baha, Reşat Mehmet Baha, İbrahim Yıldızdoi: 10.5505/respircase.2017.65002 Sayfalar 149 - 152 Elli beş yaşında, koroner arter hastalığı nedeni ile prasugrel ve asetilsalisilik asit kullanmakta olan kadın hasta, senkop ve hipotansiyon ile acile servise getirildi. Ekokardiyografide paradoks septum ve sağ ventrikülde genişleme saptanan, kontrastlı bilgisayarlı toraks tomografisinde bilateral ana pulmoner arterlerde ve dallarında yaygın trombüs görülen hastaya rt-PA uygulandı. Trombolitik bitiminde heparinize edilen hastanın tedavisine yirmi dördüncü saatte warfarin eklendi. Kanama komplikasyonu gelişmeyen hasta yedinci günde warfarin, klopidogrel, asetilsalisilikasit tedavileri altında taburcu edildi. Bu olgu, yeni kuşak antitrombotik olan presugrelin kanama riskinin yüksek olması, bu ilaç ile birlikte daha önce trombolitik kullanımının bildirilmemiş olması, sonuçta kanama komplikasyonu gelişmeden hastanın takip edilmesi açısından önemlidir. |
| 7. | Septik Akciğer Embolisi Septic Pulmonary Embolism Gülistan Karadeniz, Gülru Polat, Fatma Üçsular, Görkem Vayısoğlu, Enver Yalnız, Sibel Dorukdoi: 10.5505/respircase.2017.64872 Sayfalar 153 - 156 Septik akciğer embolisi, vücuttaki herhangi bir enfeksiyon kaynağından köken alan mikroorganizma içeren trombüsün pulmoner arterlerde oluşturduğu enfakt sonucu akciğerin enfektif hastalığıdır. Ateş yüksekliği, öksürük ve göğüs ağrısı gibi nonspesifik semptomlar ve akciğerlerde bilateral infiltrasyonlar ile karakterizedir. Morbidite ve mortalitesi yüksek olup prognozda en önemli nokta, düşünmek ve erken dönemde geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi başlamaktır. Birincil enfeksiyon odağı ve ateş yüksekliği ile birlikte akciğerlerde bilateral periferik multipl nodüler, kaviter infiltrasyonlar görüldüğünde septik akciğer embolisi akla getirilmelidir. Hematojen metastazlar başta olmak üzere maligniteler, bakteri-mantar-paraziter enfeksiyonlar, vaskülitler ve romatizmal hastalıklar ayırıcı tanıda düşünülmesi gerekir. Bu makalede kalıcı kateteri olan rektum kanserli bir septik akciğer emboli olgusu nadir görülmesi nedeniyle literatür eşliğinde sunulmuştur. |
| 8. | Akut Koroner Sendrom Kliniği ile Tanı Alan Hipereozinofilik Sendrom Hypereosinophilic Syndrome Diagnosed with Acute Coronary Syndrome Nilgün Yılmaz Demirci, Muhammet Kaplan, Gülten Taçoy, Haluk Türktaşdoi: 10.5505/respircase.2017.12599 Sayfalar 157 - 160 Hipereozinofilik sendrom (HES) nadir görülen, çok sistemi tutabilen, heterojen bir sendrom olup, eozinofillerin aşırı üretilmesinin yol açtığı eozinofilik infiltrasyonun birden fazla organa zarar vermesine neden olabilir. Kardiyak tutulum sıklıkla görülür ve yüksek oranda morbidite ve mortalite taşır. Bu yazıda, tetkikleri esnasında miyokard enfarktüsü geçiren ve HES tanısı alan periferik eozinofilisi olan bir olgu literatür bilgileri eşliğinde sunulmaktadır. |
| 9. | EGFR Mutasyonu Olan bir Hastada Küçük Hücreli Akciğer Kanserine Dönüşüm Yoluyla Gelişen Epidermal Büyüme Faktörü Reseptörü-Tirozin Kinaz İnhibitör Direnci Resistance to Epidermal Growth Factor Receptor-Tyrosine Kinase Inhibitors by Transformation to Small Cell Lung Cancer in an EGFR-mutant Patient Derya Kızılgöz, Pınar Akın Kabalak, Tuba Inal Cengiz, Ülkü Yılmaz, Hatice Esra Özaydın, Özgür Ekinci, Nalan Akyürek, Suna Kavurgacıdoi: 10.5505/respircase.2017.48403 Sayfalar 161 - 165 Küçük hücre dışı akciğer karsinomunda subtiplendirmenin yapılması önemlidir. Epidermal growth factor reseptör (EGFR) Egzon 19 delesyonuna sahip adenokarsinomlu olgularda, gefitinib ve erlotinib olarak bilinen EGFR-Tirozin kinaz inhibitörü tedaviler ile ileri evre hastalarda sağkalımda fayda elde edilebilmektedir. Ancak birçok moleküler ve biyolojik mekanizmalar ile bu ilaçlara karşı direnç gelişebilmektedir. Bu yazıda, erlotinib tedavisinin 13. ayında, direnç mekanizmalarından biri olan küçük hücreli akciğer kanseri dönüşümünü, bir olgu eşliğinde sunmayı amaçladık. |
| 10. | Primer Pulmoner Ekstranodal Marjinal Zon Lenfoma: Atipik Radyolojik Görünüm Primary Pulmonary Extranodal Marginal Zone Lymphoma: An Atypical Radiological Pattern Pınar Akın Kabalak, Miraç Öz, Duygu Kankaya, Aydın Çiledağ, Çetin Atatsoy, Muhit Özcan, Özlem Özdemir Kumbasardoi: 10.5505/respircase.2017.98698 Sayfalar 166 - 169 Bronşa ait mukoza ilişkili lenfoid dokudan kaynaklanan primer pulmoner ekstranodal marjinal zon lenfoma nadir görülmektedir. Yavaş progrese olan lokalize kitle ya da konsolidasyon olarak ortaya çıkar. Kronik öksürük, dispne gibi non-spesifik pulmoner semptomlar olabilir ama sıklıkla tesadüfen tanı alır. Hastamıza ait toraks tomografisinde dev kistik bir lezyon ve eşlik eden konsolidasyon ve nodüller vardı. Transtorasik akciğer biopsisi ve immünhistokimayasal inceleme ile marjinal zon lenfoma tanısı elde edildi. Dev kistik lezyon ile radyolojik bulgu veren ilk olgu olarak sunmayı amaçladık. |
| 11. | Akciğerin Metastazı Taklit Eden Romatoid Nodülü Rheumatoid Nodule Mimicking Pulmonary Metastasis Mustafa Kuzucuoğlu, Rüstem Mamedov, İlkay Albayrak, Rızvan Orhandoi: 10.5505/respircase.2017.72623 Sayfalar 170 - 173 Otoimmün hastalıklar grubunda değerlendirilen, kronik, erozif ve inflamatuvar bir poliartrit olan romatoid artrit en sık görülen poliartrittir. Akciğer tutulumunun da eşlik ettiği bu inflamatuvar hastalık akciğer parankiminde metastazı taklit eden nodüllere yol açmakta ve tanıda zorluğa neden olmaktadır. Bu yazıda, bilinen romatoid artrit tanılı ve 15 yıldır tedavi gören 63 yaşında kadın olgu, akciğerindeki metastazı taklit eden romatoid nodülleri nedeniyle sunuldu. Tanı zorluğu olan bu olgularda tanısal amaçlı yapılan akciğer rezeksiyonu değerlendirildi. |
| 12. | Poland Sendromu: İki Olgu Sunumu Poland Syndrome: A Report of Two Cases Tayfun Kermenli, Adil Doğandoi: 10.5505/respircase.2017.59023 Sayfalar 174 - 176 Poland sendromu pektoralis majör kasının yokluğu ile karakterize konjenital bir sendromdur.Bu sendrom ile beraber, aynı tarafta pektoralis minör kasının yokluğu, göğüs ve üst ekstremite deformiteleri, meme dokusunun gelişmemesi, aksillada alopesi, 2. ila 5. arasındaki kaburgaların olmaması, latissimus dorsi, serratus anterior ve eksternal oblik kaslarının gelişmemiş olması gibi ilave bulgular görülebilir. Aynı taraflı toraks çöküklüğü, toraksta paradoksal hareket ve akciğer herniasyonu da bulunabilir. Poland sendromunun genel olarak 1/30000 sıklıkta görüldüğü tahmin edilmektedir. Erişkin yaşta tanı konulması nedeniyle bu iki nadir olguyu sunuyoruz. |
| EDITÖRE MEKTUP | |
| 13. | Nekrotizan Sarkoid Granulomatozis: Ağır Seyreden bir Olgu Nedeniyle Necrotizing Sarcoid Granulomatosis: A Case with Severe Progression Murat Türk, Haluk Türktaş, Nurdan Köktürk, Leyla Memişdoi: 10.5505/respircase.2017.49469 Sayfalar 177 - 178 |
| YAZAR İNDEKSI | |
| 14. | 2017 Yılı Altıncı Cilt Yazar İndeksi Author Index Sayfalar E1 - E2 Makale Özeti | |
| HAKEM İNDEKSI | |
| 15. | Hakem İndeksi Reviewer Index Sayfa E3 Makale Özeti | |